ŞEHİTLER TEPESİ
Elif Yarım

Elif Yarım

Elif'çe Doğrular

ŞEHİTLER TEPESİ

02 Mart 2020 - 13:34

 

 

Maalesef geçen hafta peşpeşe üzücü haberler aldık; önce Haberasi Yayın Koordinatörü değerli dostum Atilla Develioğlu’nun sopalı bir grup şehir eşkıyasının saldırısına uğradığını ve hastaneye kaldırıldığı haberini aldım. Tek suçu gazeteci olmak ve gerçekleri paylaşmak olan arkadaşımıza yapılan saldırının aynı ocaktan yetişmiş, aynı fikri düşünceye sahip doldurulmuş kıtalar tarafından yapılmış olması ise yüreğimizde daha derin yaralar açmıştır. Ağaç baltaya demiş ki: Ben senin beni kestiğine değil, sapının benden olmasına üzülüyorum. Bakın gençler, bizler aynı denizlere dökülen farklı akarsularız, hedefimiz aynı yolumuz farklı. Bu gerçeği unutmadan ve dolduruşlara gelmeden hareket edin. 

İkinci ve en acı olay ise İdlib’te 34 şehit verildiği haberinin ajanslara düşmesiydi. Ajanslara düştü derken tabiî ki yabancı haber ajanslarına düştü. Çünkü öyle bir sansür uygulandı ki internet yavaşlatıldı, Twittır, Facebook ve Youtube’a erişim engellendi. Ulusal medya adeta sessizliğe gömüldü. Durum böyle olunca fısıltı gazetesi devreye girdi ve aslı astarı olmayan bilgiler paylaşılmaya başlandı. Süreç iyi yönetilemedi. Her gün televizyonlar karşısında görmeye alıştığımız, liderleri, bakanları göremez olduk. Şehitlerle ilgili haberleri Hatay Valisi açıklamak zorunda kaldı. Oysa İdlib operasyonunu yürüten TSK’nın başı Genel Kurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanı, İçişleri Bakanı, Sağlık Bakanı ortalıkta yoklardı. Yetkili ağızlar saat başı kamuoyuna bilgi verselerdi, bilgi kirliliği yaşanmazdı. 

Devletin asli görevi milleti yaşatmaktır. Devlet dediğimiz şey, milletin bir araya gelerek meydana getirdiği birlikteliktir. Devletin varlığı, milletin yaşaması ve güçlü olmasına bağlıdır. Şeyh Edebali’ nin Osmangazi’ye söylediği gibi “Ey oğul! İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.” Ancak İdlib’te verdiğimiz 34 şehitten sonra “Şehitler Tepesi Boş Kalmadı” açıklaması tam bir skandaldır. Bırakın şehitler tepesi boş kalsın, kimse ölmesin. Ulusal çıkarlarımızı şehitler vermeden de koruyabiliriz. Ya da en az kayıpla koruyabiliriz. Askeri başarı çok şehit verildiğinde değil en az kayıpla savaş kazanıldığında anlamlıdır ve değerlidir. 21 y.y’da harp sanatı o kadar değişti ki artık savaşlar askeri yöntemlerle değil teknolojiyle kazanılıyor. Ve savaş diplomaside son çaredir. Tüm diplomatik yollar tüketildikten sonra kullanılmalıdır. Bakın hayatı savaşlarda geçmiş ve hiç YENİLMEMİŞ M.K ATATÜRK ne diyor; 'Eğer vatan savunması için şart değilse her savaş bir cinayettir'.

Türk milleti her zaman ordusunun yanındadır. Tam 4 bin yıldır. Ama boş maceralar peşinde koşan, siyasi amaçlarını askeri yöntemlerle elde etmeye çalışanların yanında değildir. Devlete sadakat her zaman, hükümete sadakat hak ettiği zamandır. Bu vesileyle tüm şehitlerimize Tanrıdan rahmet, yaralı askerlerimize acil şifalar diliyorum. TANRI TÜRK ASKERİNİ KORUSUN…

Son Yazılar

esenyurt escort kağıthane escort escort antalya escort antalya escort bayan şirinevler escort beylikdüzü escort istanbul escort bayan mecidiyeköy escort avcılar escort maltepe escort bayan escort istanbul nişantaşı escort şirinevler escort bayan taksim escort istanbul escort avcılar escort halkalı escort güneşli escort escort mecidiyeköy kadıköy escort göztepe escort bostancı escort istanbul eskort erotik video avrupa yakası escort