İDLİB, BEKAA MI? TUZAK MI?
Elif Yarım

Elif Yarım

Elif'çe Doğrular

İDLİB, BEKAA MI? TUZAK MI?

03 Mart 2020 - 15:08

 

    İdlib hakkında çok şey yazıldı, çok şey söylendi. Stratejik önemi ve jeopolitik konumu malum. Rusya ve Esad rejimi için kritik öneme sahip. Bunlardan bahsetmeyeceğim. Daha farklı konulara değineceğim. 

Örneğin Suriye Milli Ordusu/Özgür Suriye Ordusu. Kim bunlar? Suriye’nin özgürlüğü için savaşan cihatçı gruplar olduğu ifade ediliyor! Öyleyse Libya’da ne işleri var? Kendi vatanları Suriye’yi özgürleştirdiler de sıra Libya’ya mı geldi? Ele geçirdikleri askeri teçhizat ve ekipmanlar için neden “GANİMET” diye bağırıyorlar. İslam savaş hukukunda, Müslümanların savaşta “kâfirleri” mağlup etmeleri sonrasında el koydukları mal ve servetin toplamına ganimet denilmektedir. Arazi, hayvan ve hatta esir/köle (kadın-erkek) olarak insanlar bu ganimet kapsamında sayılmaktadır. Yani SMO/ÖSO bir nevi cihat ediyor ama para karşılığı. Yarın daha yüksek parayı verenler için namlularını Türkiye’ye doğrultmazlar m? Türkiye için tehdit oluşturmazlar mı? İçlerinde bir de HTŞ denilen bir savaşçı grubu var El Kaide bağlantılı ABD destekli HTŞ. ABD kendi çıkarları için bu grubu koruma altına almış durumda. 

    İdlib, Türkiye için beka meselesidir deniliyor! Bu beka meselesi öyle sulandırıldı ki yerel seçimler bile beka meselesiydi. İstanbul seçimleri kaybedilirse devlet bekası tehlikeye girer, Mekke, Kudüs düşer diyenler bile vardı. Ancak görüldü ki Akepe seçimleri kaybetmesine rağmen ne Devlet ne de Mekke düştü. Şimdi de İdlib devlet bekası oldu. Oysa devletin bekası sınırda başlar, Pkk/pyd’nin yuvalandığı, Tel Rıfat, Kobani, Menbiç devlet bekası için tehlikedir. Operasyon yapılacaksa buralara yapılmalı. Ama ne Abd ne Rusya bu bölgelere operasyon yapılmasına izin vermiyor. Niye vermiyor? Yapılan operasyonları niye durduruyor? İşte siz gerçek beka meselesi! D.Bahçeli açıklama yapmış; İdlib düşerşe, Hatay tehlikeye düşer diye. İdlib, 90 yıldır Suriye toprağıydı ve Hatay tehlikede değildi. Şimdi neden olsun? Ayrıca, Şam Emevi camiinde namaz kılma hayalinden Hatay’ın tehlikeye düşmesi noktasına nasıl geldik? Türkiye’yi bu noktaya kim getirdi? Türkiye’yi yöneten Akepenin, kendi kişisel ve siyasi hayalleri için ve Esad rejimini devirmek projesine gönüllü dâhil olmasından olabilir mi? 

Sayın Bahçeli, 34 askerimizin şehit edilmesinden Rusya ve İran’ı sorumlu tutmaktadır. Haklıdır. Özellikle Rusya’nın desteği olmadan Esad Rejimi bir manga askerini bile sevk ve koordine edemez. Suriye’de krtik öneme sahip ve daha önce Türkiye destekli muhaliflerin elinde olan Serakib kasabası dün itibariyle Rusya destekli Esad güçlerinin eline geçti. Ve akabinde Serakib’e Rus askerleri gönderilerek kasaba kontrol altına alındı. Rusya bunu hep yapmaktadır. Bundan sonra Serakib’e askeri operasyon yapmak demek Rus askeriyle savaşmak demektir. Durum ortadayken Sayın Bahçeli, Türkiye’nin neden şehitlerimizin katili Putin’in ayağına gittiğimizi eleştirmiyor, sorgulamıyor! Rusya ile savaşalım demiyorum. Ama Putin’in ayağına gitmeyi de doğru bulmuyorum. 

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu günleri yüz yıl önce görmüş ve 1923 yılında Amerikalı gazeteci Marcosson’a verdiği röportajda aynen şunları söylemiştir. “…Bir gün, cihan harbinden sonra Ortadoğu’da kurulan suni devletlerin halkları ayaklanacaktır. O gün geldiğinde, yeni kurduğumuz cumhuriyetimizin yöneticileri, bu halkların değil emperyalist güçlerin yanında yer alırsa aynı akıbete kendileri uğrayacaktır ve Kurtuluş Savaşı’nda yedi düvele haddini bildiren Türk halkı onların da hakkından gelecektir...”

Hayatı harp meydanlarında geçmiş, askeri deha, diploması kurdu M.K ATATÜRK bu günleri yıllar önce görmüş ve Türk milletini yönetenlerini uyarmıştır. Ama ne yazık ki uyarılar dikkate alınmamış ve Suriye iç savaşına müdahil olunmuştur. Üstelik bu müdahale askeri operasyonlar düzeyine kadar çıkmış, bil fiil savaşa taraf olunmuştur.

Bakın 34 askerimizin şehit edilmesinden sonra başta BM ve Nato olmak üzere tüm uluslararası kuruluşları göreve çağırdık. Nato’nun fedakar bir üyesi ve Nato uğruna binlerce şehit vermiş bir ülke olarak, Nato’dan yardım istedik, ABD’den hava savunma sistemleri Patriot vermesini, AB’den aktif görev almalarını talep ettik. Sonuç; hepsi acımızı paylaştıklarını ve Rusya’yı kınadıklarını iletti. Bu kadar! Anlayacağınız, İdlib’te tek başımıza kaldık. Son kozumuz Suriyeli göçmenleri sınır kapılarına göndermemize rağmen istediğimiz desteği alamadık. Artık İdlib’te tek başımızlayız. Sanırım büyük bir tuzağın içine çekildik. Türk Milleti ve ordusu her türlü tuzağın üstesinden gelebilecek kapasite ve iradeye sahiptir. Bunun da üstesinden gelecektir ama bedel ödeyecektir. Temennimiz ve isteğimiz bir tek askerimizin burnu bile kanamadan bu tuzağın üstesinden gelmektir. Tanrı Türk Ordusunu ve Milletini Korusun…

   

Son Yazılar

esenyurt escort kağıthane escort escort antalya escort antalya escort bayan şirinevler escort beylikdüzü escort istanbul escort bayan mecidiyeköy escort avcılar escort maltepe escort bayan escort istanbul nişantaşı escort şirinevler escort bayan taksim escort istanbul escort avcılar escort halkalı escort güneşli escort escort mecidiyeköy kadıköy escort göztepe escort bostancı escort istanbul eskort erotik video avrupa yakası escort