AK KIZILAY...
Elif Yarım

Elif Yarım

Elif'çe Doğrular

AK KIZILAY...

30 Ocak 2020 - 16:43

 

1868 yılında kurulan Eski adıyla Hilal-i Ahmer yeni adıyla Türk Kızılay Derneği olmuş Ak Kızılay! Nasıl mı? Bakalım;

Yüzyılın dolandırıcılığı denilen Deniz Feneri Derneği davasında “güveni kötüye kullanma” suçlamasıyla 2013 yılında iki yıl altı ay hapis cezası ile 25 bin TL para cezası alan İbrahim Altan 29 Ağustos 2017 tarihinde Kızılay Genel Müdürü olarak atandı. İbrahim Altan ile yönetim kurulu üyelerinin tamamına yakınının AKP'lilerle akrabalık bağı olduğu ya da partili olduğu bilinen bir gerçek.

Kızılay Başkanı Ekrem Kınık ise daha önce attığı twitlerle gündemde olan biri. Fethullah Gülen’e yakınlığını, sevgi ve saygısını gösteren twitler halen ortada. 31 Mart İstanbul seçimlerinden sonra AKP adayı Binali Yıldırım’ı açıkça desteklediği, Kızılay personelini, Binali Yıldırım için sahaya sürdüğü de halen hafızalarımızda. Andımızın kaldırılmasına destek verdiği, Türklüğü aşağılayan paylaşımlarda bulunduğu ise unutulacak gibi değil! 

Malumunuz Elazığ’da 22 Ocak gecesi çok şiddetli bir deprem meydana geliyor, Kızılay Başkanının ilk aklına gelen ise para oluyor. Depremin ilk dakikalarında “Kızılay’a bağış yapın” twiti atıyor. İnsanlar enkaz altındayken, can derdindeyken ilk akla paranın geliyor olması, düşündürücüdür. Kaldı ki bu millet deprem için 65 milyar lira deprem vergisi ödemiştir. Daha bu paraların nereye harcandığının hesabını vermeden yeni paralar istemek, vatandaşın aklıyla dalga geçmektir. Kanal İstanbul için 75 milyar bulan AKP deprem için vatandaşlardan 10 lira istiyor. Komedi…

Bu kadar mı? Hayır! Kızılay elinde bina yokmuş gibi Müsiad’a ait Beyoğlu’ndaki bir binayı aylık 110 bin liraya kiralıyor! Yıllık 1.320.000 TL. Yetmiyor, Sarıyer’de Boğaz manzaralı 450 m2 köşkü de Genel Başkanlık Makamı olarak kullanmak üzere aylık 12.000 dolar karşılığında kiralıyor! Özel sektörde bu bedellerde kira ödeyen şirket yoktur herhalde. Ama itibardan tasarruf olmaz…

Kızılay’da israf ve şatafat had safhadayken nasıl oluyor da bunlar gün yüzüne çıkmıyor? Kamuoyunun gözünden kaçıyor? Öğreniyoruz ki Kızılay 2019 Mart’ından beri personeliyle gizlilik sözleşmesi imzalamış! Personel susturulmuş. Kamu yararına çalışan derneğin, kamuoyundan gizleyeceği neleri olabilir? Teknoloji yâda ülke güvenliğiyle ilgili çalışmalarınız var da bizler mi bilmiyoruz? Gizlilik sözleşmesi, sırrı olan şirketler için geçerlidir. Sizin ne sırrınız var? Yolsuzluk, yönetici maaşları, harcamalar, harcırahlar gibi konularda dışarıya, kamuoyuna bilgi sızmaması için bu önlemin alındığını biliyoruz! 

Bitti mi? Hayır! Vergi kayıp ve kaçağına aracılık ettiği de ortaya çıkıyor. Nasıl mı? Başkent Gaz, Kızılay’a 8 milyon dolar bağış yapıyor, bağışın 7.925.000 doları anında AKP 'ye yakın Ensar Vakfına gönderiliyor. Gerekçe yurt binası yapılacakmış! Öyleyse doğrudan Ensar Vakfına bağış yapılsaydı, Kızılay neden aracı kılınıyor? Çünkü vergiden kaçınma/kaçırma var. Kızılay’a yapılan yardımların tamamı vergi matrahından düşülebilir, Ensar Vakfı’na yapılan yardımların ise sadece %5’i. Yani doğrudan Ensar Vakfına bağış yapılırsa, yapılan bağışın sadece belli bir yüzdesi vergiden düşülebilir. Böylelikle hem bağışı yapan Başkent Gaz kazanmış hem de Ensar Vakfı kazanmış oluyor. Yani Win Win kuralı, kaybeden yok. Gerçekten kaybede yok mu? Olmaz olur mu? Vergi ziyanına uğrayan Devlet tabii ki. Vergi hukukunda buna peçeleme denir ve suçtur. 

Konuyu biraz daha araştırınca Kızılay’a yapılan bağışların, 2016 yılından sonra dehşet derecede arttığına şahit oluyoruz. Şöyle ki, 2016 yılına kadar yıllık bağış miktarı ortalama 75 milyon lira civarındayken, 2016 ve takip eden yıllarda 1 milyar 173 milyon, 2 milyar 26 milyon, 3 milyar 346 milyona ulaştığı görülüyor. Aklımıza gelen ilk soru şu oluyor; vergi kaçırmak amacıyla Kızılay paravan olarak kullanılmış olabilir mi?  Bilmiyoruz! Öğrenmenin tek yolu var; Maliye Bakanlığı, Kızılay’ı vergi incelemesine alacak ve gerçeği ortaya çıkaracak. Maliye Bakanlığı bu amaçla vergi müfettişi görevlendirir mi? Ben ihtimal vermiyorum. Milyon dolarlık vergi kayıp ve kaçağının üstüne gitmek yerine esnaf ve küçük mükelleflerin üstüne gitmek yıllardan beri gelen vergi politikasıdır.

152 Yıllık Kızılay’ın bu hallere düşmesi, kamuoyunda tartışılır hale gelmesi, AKP nin eseridir. Ne diyelim, eserinizle guru duyun…

 

 

 

Son Yazılar

esenyurt escort kağıthane escort escort antalya escort antalya escort bayan şirinevler escort beylikdüzü escort istanbul escort bayan mecidiyeköy escort avcılar escort maltepe escort bayan escort istanbul nişantaşı escort şirinevler escort bayan taksim escort istanbul escort avcılar escort halkalı escort güneşli escort escort mecidiyeköy kadıköy escort göztepe escort bostancı escort istanbul eskort erotik video avrupa yakası escort