AB, VİZE SERBESTÎSİ VE SURİYELİLER
Elif Yarım

Elif Yarım

Elif'çe Doğrular

AB, VİZE SERBESTÎSİ VE SURİYELİLER

21 Şubat 2020 - 15:13

 

 

 

Suriye’de iç savaşın çıkmasıyla birlikte Nisan 2011 tarihinden itibaren Suriyelilerin yoğun bir şekilde ülkelerini terk ettikleri, başta Türkiye olmak üzere Lübnan, Ürdün ve Avrupa Birliği ülkelerine gittikleri bilinmektedir. BM'nin en son 7 Kasım'da güncellediği verilere göre; Türkiye’de 3.744 bin Suriyeli göçmen bulunmaktadır. Bu bölge ülkelerindeki Suriyeli göçmenlerin yüzde 65,5'ine denk geliyor. Yani, Suriyeli göçmenlerin %65,5’i Türkiye’de kalanı diğer bölge ülkelerinde bulunmaktadır. Lübnan’da 918 bin, Ürdün’de 654 bin, Irak’ta 231 bin ve Mısır’da 129 bin Suriyeli göçmen barındırmaktadır. BM verilerine bakıldığında en fazla Suriyelinin Türkiye’de olduğu ve en ağır yükü de Türkiye’nin taşıdığı, görülmektedir. Nitekim Türkiye’nin buna yönelik harcamaları 40 milyar doların üzerindedir.  

 

    Nisan 2011’den itibaren başlayan göçün Avrupa Birliği ülkeleri açısından önemi ise göç güzergâhının Türkiye toprakları olmasıdır. Bir başka ifadeyle Türkiye tam bir transit ülkedir. Genellikle Suriyeli göçmenler Türkiye üzerinden Avrupa’ya gitmekte yâda gitmeye çalışmaktadırlar. Avrupa için en önemli tehdit Suriyeli göçmenlerdir. Bu tehdidin önlenmesi için 16 Aralık 2013 tarihinde Geri Kabul Anlaşması imzalanmış ve Türkiye ile AB arasında Vize Muafiyeti süreci resmen başlatılmıştır. Bu anlaşmayla Türkiye kendi topraklarından AB ülkelerine geçen sığınmacıları geri almayı, AB de Türkiye’ye mali yardım yapmayı taahhüt etmiştir. Yani, AB Suriyeli göçmenlerin Avrupa’ya gelmesinin engellenmesine karşın Türkiye mali yardımda bulunmayı ve vize serbestîsi uygulamayı taahhüt etmiştir. Bu anlaşma kamuoyunda Ekim 2016’da vizesiz Avrupa diye lanse edilmiştir. 

   

Peki öyle mi olmuştur? Türkiye yerine getirmesi gereken 72 kriterden 69’unu yerine getirmiş, Suriyeli göçmenlerin Avrupa’ya geçişine izin vermemiş, izinsiz geçenleri de geri kabul etmiştir. Ama AB taahhüt ettiği 6 milyar avro’dan sadece 2.7 milyar’ını göndermiş, Türk vatandaşlarına vize serbestisi iznini de vermemiştir. Ne mali yardımlar gelmiş ne de Schengen bölgesine vizesiz giriş imkânı verilmiştir. Bildiğimiz kadarıyla anlaşma şuan itibariyle askıya alınmış ama iptal edilmemiş ve Türkiye bir “göçmen deposu olmuştur. Türkiye, Avrupa Birliğinin güvenliğinden sorumlu bir tampon bölge olarak kullanılmaktadır. Bunlar yetmezmiş gibi şimdi de İdlib’ten gelecek göçmen dalgasıyla mücadele etmek ve engel olmak için askeri hareket başlatmıştır.

 

    Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak sormak istiyorum;

    Geri Kabul Anlaşması şartlarına uymayan Avrupa Birliğiyle anlaşmayı neden iptal etmiyoruz? Suriyeli göçmenlerin neden Avrupaya geçmelerine izin vermiyoruz, geçenleri neden hala geri alıyoruz? 

    İdlib’ten gelecek göçmenler sadece Türkiye’nin sorunu mu? Neden Türkiye olarak bu sorumluluğu sadece biz alıyoruz? Bilmediğimiz, anlaşmalar verilmiş sözler mi var? 

    Suriye’de iç savaşı çıkaranlar ve körükleyenler, Suriye’nin topraklarını ve petrolünü paylaşanlar, iş göçmenlere gelince neden ortalıkta görünmüyorlar da Türkiye’yi hedef gösteriyorlar? 

 

    SURİYELİ GÖÇMEN MESELESİ SADECE TÜRKİYE’NİN DEĞİL BAŞTA AVRUPA ÜLKELERİ OLMAK ÜZERE TÜM DÜNYANIN SORUNUDUR! BİRŞEYLER YAPILACAKSA HEP BİRLİKTE YAPILMALI. AKSİ TAKDİRDE AÇIN TÜM SINIR KAPILARINI VE SURİYELİLERİN AVRUPAYA GİTMELERİNE İZİN VERİN…

   

Son Yazılar

esenyurt escort kağıthane escort escort antalya escort antalya escort bayan şirinevler escort beylikdüzü escort istanbul escort bayan mecidiyeköy escort avcılar escort maltepe escort bayan escort istanbul nişantaşı escort şirinevler escort bayan taksim escort istanbul escort avcılar escort halkalı escort güneşli escort escort mecidiyeköy kadıköy escort göztepe escort bostancı escort istanbul eskort erotik video avrupa yakası escort