14 MART VE TIBBİYELİ DİRENİŞİ
Elif Yarım

Elif Yarım

Elif'çe Doğrular

14 MART VE TIBBİYELİ DİRENİŞİ

16 Mart 2020 - 14:49

 

 

Her yıl 14 Mart günü kutlanan Tıp Bayramı kutlu olsun. Gece gündüz demeden, özveriyle çalışan tüm sağlık personeline şükranlarımızı sunuyorum. Bir Doktor annesi olarak, onların eğitimlerinden, uzmanlıklarına kadar geçen sürede nasıl ders çalıştıklarını, neler çektiklerini, nasıl yaşadıklarını çok iyi biliyorum. Onlarla gurur duyuyorum.

Bugün size 1976 yılından beri kutlanan Tıp Bayramının direniş ve özgürlük kokan farklı bir tarafını anlatmak istiyorum. Pek çoğumuz 14 Mart’ı sadece Tıp Bayramı olarak biliyoruz. Ama aslında 14 Mart Tıbbiyelilerin onurlu direnişidir, özgürlük isyanıdır, bağımsızlık haykırışıdır, vatan ve millet sevgisidir. 

Bildiğimiz üzere, İstanbul iki kez işgal edilmiştir. İlki 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Ateşkes (Mütareke) Antlaşmasının ardından 13 Kasım 1918’de İtilaf kuvvetlerinin gemilerinin Haydarpaşa önlerine demirleyip, İstanbul’a girmesiyle başlayan işgaldir. İkincisi ise 16 Mart 1920’de Meclis-i Mebusan’ın Misak-ı Milli’yi kabul etmesiyle, İngiliz kuvvetlerinin Şehzadebaşı Karakoluna yapılan baskın ve Osmanlı askerlerinin şehit edilmesiyle başlayan resmi işgaldir. 

13 Kasım 1918’de başlayan ilk işgalde, İngiliz birlikleri, karargâh yapmak üzere Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane’ye el koymuştur. Tıbbiyeliler okullarına sahip çıkmak ve eğitimlerini sürdürmek için okullarının kuruluş yıldönümünü kutlamak adı altında bir toplantı düzenlemeye karar vermişlerdir. 14 Mart 1919’da okulun iki kulesi arasına büyük bir Türk Bayrağı asarak hem Tıphane-i Amire’nin açılışını kutlar, hem de işgale karşı direnişi ilan etmişlerdir. Tıbbiyelilerin 14 Mart 1919 tarihinde başlattıkları bu direniş, kurtuluş savaşının da fitilini ateşlemiş ve kurtuluş savaşı boyunca da sürmüştür. 

Tıbbiyeliler Çanakkale başta olmak üzere pek çok cephede muharip birlikler olarak ön cephelerde savaşa katılmış, 1915 yılında 1.sınıfta olup cepheye giden toplam 765 tıp öğrencisinden 346’sı ya şehit düşmüş ya geriye dönmemiştir. Türk milletinin özgürlük ve bağımsızlık ruhunu taşıyan Tıbbiyeliler 1921’de hiç mezun vermemiştir. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.

Tıbbiyeliler, Mustafa Kemal’in askeridir, özgürlüğün, bağımsızlığın, demokrasinin, ilericiliğin, vatanseverliğin simgesidir. Varolsunlar…

 

   

Son Yazılar