Siyaset Ve Liyakat !
Aycan Aydoğmuş'un Kaleminden

Aycan Aydoğmuş'un Kaleminden

Aycan'ın Günlügü

Siyaset Ve Liyakat !

13 Ekim 2020 - 13:54

SİYASET VE LİYAKAT

Nedir Siyaset?
Sözlüklerde birçok farklı anlamı barındırsa da Siyaset kelimesi özünde ‘’Devlet işlerini yürütme ve
düzenleme sanatıdır’’ Ülkeler siyasetlerini değişen Dünya düzenine göre yürütmektedirler. Global
Dünya’da siyaset artık küresel güçlerin hegomanyasında devam etmektedir. Öyle ki her ülke devlet
politikalarını ve çıkar ilişkilerini geçmişten günümüze kadar bu şekilde yönetmiştir.
Siyasetin özünde Liyakat kavramı olması gerekirken, geldiğimiz nokta vahimdir. Başarılı yönetimlerin
sırrı, işini en iyi yapandan geçer. Ama artık, torpilin, adam kayırmanın ve rüşvetin döndüğü bir bir
siyaset diline hakimiz maalesef. Liyakatın anlamını yitirdiği dönemlerden geçiyor ve bu durumu Türk
Toplumu önünde meşrulaştırmaya çalışıyoruz. Ne yazık ki bir kısım siyasetçi ve bürokratlar kendi
adamlarını etrafında toplarken bu işin İlahi hak ve hukuk önündeki hesabını akıllarına getirmiyorlar.
Girilen sınavlarda alınan puanlar ise ne yazık ki mülakatlarda geçerliliğini yitirip yerini torpile
bırakıyor. İsyan eden haklı kesim, sistemin çarklarından şikayetçi. Düşünsenize hiçbir vasfı olmayan ve
tamamıyle Abi,Dayı ,Enişte tanıdıklarıyla işe alınan insanlar bu işin eğitimini alan insanları pasifize
ediyor. Halbu ki iyi yönetimlerin sırrı işi erbabıyla ve hakkaniyetiyle yönetmekten geçer. Bakıyoruz ki
pırıl pırıl gençlerimiz üniversite tahsili yapmış ve alanında en iyi eğitimi almış, fakat başvurduğu iş
kapısından eli boş dönüyor. Yerine alınan insanların ise aranan vasıflarda olmadan işe alındığı bir
gerçek. Burada son dönem üniversitelerin akraba üniversiteleri haline geldiğini de söylemeden
geçmeyelim.
Basından takip ettiğimiz ve gördüğümüz haberler puan sisteminin ne yazık ki geçerliliğini yitirdiğini
bize gösteriyor. KPSS umudu ile sınava giren insanlarımız bir iş hayali ve evine ekmek götürebilmek
için her yolu deniyor. Ne yazık ki ek işlerde çalışarak geçimini sağlamaya çalışanlarımızın çoğu dört yıl
üniversite sıralarından geçerek o eğitim kurumundan mezun oluyor, bunların çoğu da mesleğine
hevesli ve hayalleri olan gençlerimiz, ama gel gör ki umutları ve yarınlara olan hevesleri işe
başlayamadan yıkılmış. Neden bir insan beyin göçünü ister ve yabancı ülkelerde umut arar? Nedenleri
ve soruları çoğaltabiliriz, ama görüyoruz ki gerekli altyapıyı hazırlamadan üniversite sıralarında
başarılı projelerle mezun olan genç arkadaşlarımızı Türkiye’de barındıramıyorsak onları iyi imkanlarla
istihtam edemiyorsak durup düşünmemiz ve kendimizi sorgulamamız gerekmez mi? Neden bu kadar
genç yurtdışı hayaliyle yanıp tutuşuyor?
Gerekli ekonomik şartları oluşturmadan bu pırıl pırıl gençleri kaybetmemek içten bile değil.
Ülkemizin siyasetini yeniden şekillendirmek ise,tüm siyasetçilerin üzerine düşeni yapmasıyla ve
adaletli davranmalarıyla mümkündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bir köy anısında Liyakat’ın
önemi şöyle anlatılmıştır; Cumhuriyet’in ilanından birkaç yıl sonra Atatürk Mudanya üzerinden
Bursa’ya hareket etmektedir. O esnada halkın yoğun ilgisinin arasından sıyrılan ve Ata’nın huzuruna
gelen kadın elinde kağıtla tedirgin ve titrek bir sesle ‘’Beni tanıdın mı oğul’’der ve başlar anlatmaya
‘’ben Selanik’ten komşunuzdum,bir oğlum var Devlet Demir yollarında işe girmek istiyor siz onu
alsınlar’’ dediniz fakat Müdür dinlemedi oğlum işe alınmadı ‘’nolur bir kere daha söyleseniz’’
dediğinde Atatürk ‘’ben talimat verdiğim halde almadılar mı’’ der ve ekler, ‘’ne kadar iyi olmuş çok iyi
yapmışlar işte cumhuriyet böyle yaşatılacak’’ der. Atatürk’ün hayal ettiği liyakat bilginin yeterli
olduğu Türkiye’yi inşaa etmek böyle bir şeydi.
Görüyoruz ki liyakatsızlığın olmadığı her yerde torpilin ve rüşvetin çarklarının önünü kesemeyiz ve
ülke hakkıyla yönetime kavuşamaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar