İYİ Parti Isparta Milletvekili Dr. Aylin Cesur’un...

İYİ Parti Isparta Milletvekili Dr. Aylin Cesur'un “MİLLETVEKİLİ AYLİN CESUR: SOSYAL MEDYA YASASI BİR İNTİKAM YASASIDIR”

30 Temmuz 2020 - 10:56

MİLLETVEKİLİ AYLİN CESUR:

SOSYAL MEDYA YASASI BİR İNTİKAM YASASIDIR

 

BU YASA, BOMBA GİBİ BİR OLAYLA SEZONA VEDA EDEN DİZİ SEZON FİNALİ GİBİ

 

YOLCUDUR ABBAS BAĞLASAN DURMAZ

 

TBMM’nde dün görüşülen Sosyal Medya Yasası üzerine İYİ Parti adına bir konuşma yapan Milletvekili Dr. Aylin Cesur iktidara seslendi ve en çok gençlerin kullandığı ama artık çağdaş dünyanın iletişim yolu olan ve herkesin kullandığı sosyal medyaya yasaklar gelmesini eleştirdi.

 

OYMOYYOK’a KARŞI HAZIRLANMIŞ BİR YASADIR

 

Milletvekili Cesur, sosyal medya yasasının, gençlerin daha çok yeni olarak OYMOYYOK sloganı ile verdiği tepkinin iktidar tarafından bir cezalandırmaya tabi tutulduğunu ve düşünülmeden hazırlanmış bir tepki Yasası olduğunu söyledi. Daha birkaç hafta önce Netflix'te yaşanan ve Türkiye'nin milyonlarca lira dizi ihracatı gelirini çöpe attığı, yüzlerce sektör çalışanının işsiz kaldığı RTÜK-Netflix tartışmasının ardından iktidar ve küçük ortağınızın hedefinde bu defa dünyada milyarlarca kullanıcıya sahip Twitter, Facebook, Instagram gibi sosyal medya platformlarının olduğunu belirtti ve  daha bu olayın kırkı çıkmadan önümüze bir kanun teklifi getirdiniz, "manidar" diye de ekledi.

 

GENÇLER İŞSİZ, UMUTSUZ AMA CESUR VE KARARLI

 

Bu platformları en çok gençlerin kullandığına dikkat çeken Milletvekili Aylin Cesur; “Gençlerimiz cesur, gençlerimiz kararlı ve sabırlı. Seslerini duymadınız, bu defa duydunuz sandık, sanmışız çünkü duyup da çözüm üretmek yerine elinizde kalan son mermiyi de onları cezalandırmakta değerlendirdiniz dedi ve ekledi: madem gençler "Oy moy yok" dediler, intikamı acı olsun  diyerek bu yasayı sezon finali olarak koydunuz önümüze”

 

AMAÇ UNUTULMASI İSTENEN İÇERİKLERİ KALDIRMAK

 

Esas getirilmek istenenin, getirilecek sınırlamalarla bu platformları yıldırmak ve kaçırmak, meydanı da havuza bırakmak diyen Cesur; kısaca, yasanın bir amacının da içerik kaldırmak olduğunu belirtti.

 

Cumhuriyet tarihi boyunca işsizlerin çalışanlardan daha fazla olduğu bir dönemin görülmediğini ekleyen Aylin Cesur; gelin, sorunları çözün, biz size yardım da edelim ama vatandaşın derdini haykıracağı iletişim kanallarını zapturapt altına almayın diye seslendi.

 

DİZİNİN SONU BELLİ:

TÜRKİYE’NİN YOLU, ATATÜRK’ÜN YOLU

 

Sezonu böyle kapatsanız da bilesiniz ki bu dizinin sonu belli, onu da ben söyleyeyim: Büyük Atatürk'e dil uzatılamayan, uzatan ve lanet okuyanların tıpkı gittiği yerde Türklükten istifa etse bile barınamayan, Sarayın Şeyhülislamı Mustafa Sabri gibi kaçacak yer arayan veya kalırsa da Türkiye Cumhuriyeti adil mahkemelerinde yargılanacağı hukuk devleti Türkiye.

 

ALİ ERBAŞ İSTİFA ETMELİ

 

Diyanet İşleri Başkanı o zat istifa etmelidir, etmezse o kurum yok hükmündedir şeklinde Erbaş’ı istifaya çağıran Milletvekili Aylin Cesur; Türkiye Cumhuriyeti'nin yolu belli dedi ve AK Parti Milletvekilleri SALİH CORA ve RECEP ÖZEL’in Hadi oradan ya, hadi oradan diye bağırması üzerine, “Niye savunuyorsunuz? Niye savunuyorsunuz? Siz mi yaptırdınız?  diye sordu ve Milletvekilleri tarafından alkışlarla karşılandı.

 

Türkiye’nin çağdaş bir cumhuriyet olduğunu ve doksan yedi yıl boyunca böyle geldiğini, gelen ve giden iktidarlarla böyle devam ettiğini ve demokrasi zemininin de dışında yaşananların ve bunalımların da cumhuriyetin temelini sarsamadığını sözlerine ekledi.

 YOLCUDUR ABBAS BAĞLASAN DURMAZ

 

Tepki yasalarının yapana faydası olmadığını, olmayacağını söyleyen Cesur, sözlerini “neyi yasaklarsanız yasaklayın yolcudur Abbas, bağlasan durmaz” diye tamamladı ve alkışlarla kürsüden uğurlandı.

 

Isparta Milletvekili Dr. Aylin Cesur’un konuşmasının tam metni:

 

Sayın Başkan, Değerli Milletvekilleri,

Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

1 hafta önce Netflix’le yaşanan ve Türkiye’nin milyonlarca lira dizi ihracatı gelirini çöpe attığı, yüzlerce sektör çalışanının işsiz kaldığı RTÜK, Netflix tartışmanın ardından, iktidarınız ve küçük ortağınızın hedefinde bu defa, dünyada milyarlarca kullanıcıya sahip, twitter, facebook, instagram gibi sosyal medya platformları var. Daha bu olayın 40’ı çıkmadan, önümüze bu kanun teklifini getirmeniz manidar. En çok gençler kullanıyor bu platformları ve gençler korkusuzlar.

Gençlerimiz cesur, gençlerimiz kararlı ve sabırlılar.

Seslendiler daha önce size; işsiziz, duymadınız. KYK borcumuz var duymadınız. Atayacağız dediniz, KPSS kazandılar, atamadınız. ODTÜ’de mezuniyette pankart açtı çocuklar, Dilan ve arkadaşları, içeri aldınız. Rektörü biz yollarız, işe biz kimi istersek onu alırız, bedelliye af mı, uzaktan eğitim mi, ı-ıh yapmayız. Ve gençler OY MOY YOK dedi; duydunuz. Sandık..sandık diyorum; çünkü duyup da onların derdini dinlemek yerine, siz elinizde kalan son ilacı da yanlış kullanıyorsunuz. Sayısal çoğunluğunuzla çözüm yasaları yapmak yerine, hak arayanların sesi baroları böldünüz, ses edeceklere yeni kolluk yaratalım işte bekçiler dediniz, şimdi de gençler madem oymoyyok dediler; intikamı acı olsun diyerek bu yasayı koydunuz sezon finali olarak..

Bu yasa bir intikam yasasıdır ve aslında, iktidarın Z kuşağına ulaşamadığının bir kabulü niteliğindedir.

21. yüzyıl da dijital dönüşüm tüm dünyada bütün hızıyla devam ederken, dünya bilgi ve iletişimi en hızlı şekliyle sosyal medya platformları ile sağlarken, bu kanun teklifi, yaşadığımız dünyanın ve çağın gerçeklerinden uzaktır.

Burada esas yapılmak istenilen, getireceğiniz sınırlamalarla, bu platformları yıldırmak ve kaçırmak. Meydanı da havuza bırakmaktır.  Kısaca; özgür değil, iktidara bağımlı bilgiyi topluma egemen kılmak.

Teklifin bir özelliği daha var. O da “içeriğin kaldırılması” meselesi.

Eskiler daha iyi bilir, zira yeni jenerasyonlar ya siliyor ya da arşive atıyor; sevgililer ayrıldığı zaman, ya da yakın bir dostunuzla küstüğünüz zaman fotoğraflar kesilirdi; biran evvel unutmak için küssünüz ya. Siz de hatırlamak istemediğiniz eski yol arkadaşlarınızdan, ilgili bilgi, belge, fotoğraflardan kurtulma derdine düştünüz, doğaldır. Tüm bunları unutmak, unutturmak istiyorsunuz, doğaldır da; birlikte yürüdüğünüz yollar artık çalı ve sazlık oldu 18 yılda, siz bir an evvel vatandaşa iş, ekmek, adalet, huzur vermek yerine hataları unutturmak için, yok etmeyi tercih ediyorsunuz. Çok mu muhalif, trol tak koluna, çok mu cesur, iftira at izi kalsın, çok mu konuşuyor, hapse at, susar..

Küçük ortak haklı teklifi yapmakta; İktidar hakkında geçmişte yaptığı konuşmaları silmezse hafızalardan, TC’nin inmesine, gençliğe hitabenin yeniden okutulmasına, Tank Palet’in satışına ve sizin açılım sürecindeki megrili eğlencelerinize rağmen ortaklık için bir kulp bulmak zor ve beka için falan diye inandırmak da imkansız..

Sosyal Medya paylaşımları yüzünden hakkında işlem başlatılan binlerce insan varken, bırakın paylaşım yapmayı, insanlar evlerinde konuşmaya korkarken neden çekiniyorsunuz ve sezonu böyle bir bomba ile kapatıyorsunuz anlamak imkansız. Hafızaları silmenin, aç yatan boş midelerdeki sancıyı dindirmenin yolu bu değil.

Bu düzenleme bilgiye savaş açmaktır.

Bu düzenleme, artık bu ülkeden gitmenin hayallerini süslediği gençliğe savaş açmaktır.

Bu düzenleme bir intikam yasasıdır.

Ancak intikamların sonu acıdır; siz bu düzenleme ile sadece gençleri cezalandırmıyorsunuz,

Ülkemizi biraz daha karartıyorsunuz.

Değerli İktidar sahipleri;

2020’de milletimizin ödeyemediği kredi borçları var, kredi kartı borçları var, faturaları var, kiraları var, eşe dosta akrabaya borçları var. Cumhuriyet tarihî boyunca işsizlerin çalışanlardan daha fazla olduğu bir dönemi ilk kez yaşıyor Türkiye. 18 yıldır siz yönetiyorsunuz ülkeyi ve kaçış yok, sorumlusu belli bunların, gelin bunu çözmeye çalışın, yardım da edelim ama vatandaşın derdini haykıracağı iletişim kanallarını da zapturapt altına almayın.

 

Hedefini muasır medeniyetler seviyesine erişmek olarak koyan 1920’lerin Türkiye’sinden, ondan koşar adımla uzaklaşsa da sizinle 2020’lerin Türkiye’si, bu yasa yakışmadı.

Hayaliniz tepkisiz bir toplum yaratmak, bizim ki özgür, özgürce istediği yere giden, istediği işe varsa liyakatı giren, özgürce konuşan Türkiye yaratmak.

 

Sezonu böyle kapasanız da biliniz ki; bu dizinin sonunu ben söyleyeyim:

 

Büyük Atatürk’e dil uzatılamayan, uzatan ve lanet okuyanların, tıpkı, gittiği yerde Türklükten istifa etse bile barınamayan Saray’ın Şeyhülislamı Mustafa Sabri gibi kaçacak yer arayan veya kalırsa da Türkiye Cumhuriyeti Mahkemelerinde yargılanacağı hukuk devleti Türkiye!

 

Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanı o zat istifa etmelidir, etmez ise o kurum yok hükmündedir.

 

Türkiye Cumhuriyetinin yolu belli..

Türkiye çağdaş bir cumhuriyet, doksan yedi yıl boyunca böyle gelmiş. Biz geçici olarak buradayız. Gelen ve giden iktidarlar ve demokrasi zemini dışında yaşananlar ve bunalımlar ile cumhuriyetin temeli sarsılmamış.

 

Temel; yasalar önünde eşitlik, hukukun üstünlüğü, din ve vicdan hürriyetini teminat altına alan laikliktir.

Türkiye demokratik cumhuriyettir ve bunlardan vazgeçemeyecektir..

 

Nereden mi biliyorum; Yüz yıldır demokrasiyi ve çağdaşlığı seçen millî irade size izin vermeyecektir değerli arkadaşlar.

 

Tepki yasaları hukuk devletlerinde olmaz, mutlak monarşilerde olur, diktatoryal rejimlerde olur.

Yapana faydası hiç olmamış yasakların.

Ne yaparsanız yapın, neyi yasaklarsanız yasaklayın; YOLCUDUR ABBAS BAĞLASAN DURMAZ.

Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İYİ Partili Başkan Akışık ve Ekibinden Denizli Valisine Ziyaret
İYİ Partili Başkan Akışık ve Ekibinden Denizli Valisine Ziyaret
Erdoğan Yine CHP'ye Saldırdı: CHP'li siyasetçiler ve CHP medyası Yunan medyasının ağzıyla konuşuyor
Erdoğan Yine CHP'ye Saldırdı: CHP'li siyasetçiler ve CHP medyası...