ÜLKCÜNÜN KAHPE DÜZENLE DANSI
Karadenizli ASENA

Karadenizli ASENA

Ülkücü Kadınlar

ÜLKCÜNÜN KAHPE DÜZENLE DANSI

11 Şubat 2019 - 11:45

ÜLKCÜNÜN KAHPE DÜZENLE DANSI

Türk milletinin kadim kültürünün savunuculuğunu yapan onunla özdeşleşmiş, bedel ödemiş ülkücü hareketin bir mensubu olarak siyasi kimliğimin dışında bu davanın bir ferdi olarak yazıyorum.

Türk’ün tarih sahnesine çıktığı günden beri Türk milletinin varlığı için can veren, bedel ödeyen, ecdadının mirasını devralan ülkücü hareket tarihin her devrinde adı farklı anılsa da Türk’ü yaşatmak için kendini feda eden bir hareket olarak öne çıkmıştır.

Bazen 40 çerisiyle Çin sarayında bazen kefeniyle Malazgirt’te bazen, “size savaşmayı değil ölmeyi emrediyorum” diyen Çanakkale’de ,” bazen hattı müdafaa yok sathı müdafaa vardır O’da bütün vatan sathıdır.” Diyen ruh, bazen tabutluktan gün ışığına çıkış çilesi bazen cebinde 35 kuruş ile aç haliyle şehadet şerbetini içen ruh olarak ve efsanevi Başbuğun tedrisatından geçerek kuvveden fiile çıkan bozkurtlar olarak algılanagelmiştir.

Evet, anlatmaya çalıştığım ruh; Türk tarihi kadar kadim, Türk milletiyle özdeşleşmiş bir hareket ve onun bütün ihtişamını kişiliğinde bütünleştirmiş serdengeçtilerden bahsediyorum. Ülkücü hareket.

Şair ne güzel ifade ediyordu: Yiğitler kan döker bayrak solmaya / Anadolu başlar vatan olmaya…

Anadan, babadan, yardan geçen bu nesil; uğruna can verip bir daha geri dönmemek üzerine İsmailce adanmışlığın abidevi kişiliği olarak destanlar yazıyordu.

Atsız bu ruhu şiirinde;
(Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,
Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmektir.
Ölmezliği düşünmek boşuna bir emektir;
Kahramanlık; saldırıp bir daha dönmemektir.) dile getiriyordu.

Ülkücü hareket; bozkurtça duruşu ile destanlar yazdı ama o destanları bile anlayamadık, anlatamadık.

Kahpe düzen ve saikleri tarihte olduğu gibi yine mankurtlarını devreye sokmuş kaleyi içten ele geçiriyorlardı.

Asırlar öresinden Ecdadım Bige Kağan, "Ey Türk! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe, senin ilini ve töreni kim bozabilir" Diye sesleniyordu.

Oysa İstiklal şairi bu hastalığı
“ Geçmişten adam hisse kaparmış... Ne masal şey! 
Beş bin senelik kıssa yarım hisse mi verdi? 
' Tarih ' i ' tekerrür ' diye tarif ediyorlar; 
Hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?

Evet, ibret alınmayan tarih tekerrür etmeye devam ediyor. Kime hizmet ettiği bile beli olmayan güçlerin dolgu malzemesine dönüşen, tukaka edilen, hor görülen, maraba olarak kabul edilen ve bukalemunların, miadı dolmuş prenslerin, her dönemin şakşakçılarının sırtından geçindiği bir harekette dönüştü Ülkücü hareket.

Sureti haktan görünen asrımızın yeni haşhaşilerinin etkisinde kalmış, sorgulama, analiz etme ve düşünme muhakemelerini fizan’a yollamış bir ülkücü hareket var karşımızda.

Emek harcayan, fedakarlık yapan ama her dönem yönetme konumunda olmasından sakınılan ülkücü hareket.

Hedefimiz kahpe düzenle hesaplaşmakken kahpe düzenin bir parçası olmak ne kadar hüzün verici durum değil mi?
Hiçbir özelliği olmayan sadece bulunduğu yerde yer kaplayan bir kütle olan tiplerin marabası olmak üzmenin ötesinde kahretmiyor mu bizi?

Kendi evinde yabancı hale gelme dahası dağdan gelenin evdekini kovması ruh dünyamızda kasırgalar oluşturmuyor mu?

Ülkücü hareket; kendisine dayatılan yapay tanrıları yerle yeksan ederek, bukalemunları, prensleri geldikleri dehlizlere göndererek özüne dönmelidir. Şato tapınakçılarına, liberal liboşlara, her devrin hokkabazlarına, din tacirlerine Türk’ün tokadını vurmakla kalmamalı aynı zamanda yükümlü olduğu büyük Türk milletine dönerek özüyle buluşarak yüce dileğe doğru yürüyüşünü başlatmalıdır.

Ülkücü hareket kendisiyle dans eden kahpe düzenin oyunu ve oyuncularını, leş kargalarını içinden temizleyerek arınmak zorundadır. Bu arınmanın gerçekleştiği gün Türk’ün Ergenekon’dan çıkışı da sağlanmış olur. Ne Mutlu Türküm Diyene!

kaynak: iyi parti kurucular kurulu üyesi abdullah alagöz

Bu yazı 425 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar