SİMİT SARAYI VE AKLIMDA DELİ SORULAR...
Elif Yarım

Elif Yarım

Elif'çe Doğrular

SİMİT SARAYI VE AKLIMDA DELİ SORULAR...

20 Aralık 2019 - 09:50 - Güncelleme: 20 Aralık 2019 - 09:59

Bildiğiniz üzere; Ziraat Finans Grubu'na ait yüzde 100'ü Ziraat Bankası'na ait Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı (Ziraat GSYO) 

ekonomik olarak zor durumda olan Simit Sarayı'nın yüzde 51'ini satın almak için Rekabet Kurulu'na başvurdu ve kıyamet koptu.

Tank Palet fabrikası için 50 milyon dolar bulamayan iktidar, 500 milyon dolar borcu olduğu söylenen Simit Sarayına neden ortak olur

türünden haklı tepkilerle karşılaştı. Ve bugün yapılan açıklamayla şimdilik bu satın alma işi rafa kalktı. 

Rekabet Kurumu intermnet sitesinden devire ilişkin başvuruyu kaldırdı. 

Rekabet Kurumu internet sitesinden başvuruyu kaldırdı ama aklımdaki deli sorulara cevap veremedi!

 

Rekabet Kurumu, Türkiye’de şirketlerin kendi aralarında birleşip monopol şeklinde davranmalarını önleyen ve/veya 

etkin bir piyasa ile fiyatların tüketici lehine oluşmasını sağlayan kurumdur. Kartelleşme ve tekelleşmenin önüne geçmeyi amaçlar. 

4054 sayılı Kanun gereğince kendisine verilen yetkiyi kullanarak hizmet ve mal piyasalarında ki rekabetçi anlayışı ve 

sürecin teminini ve devamını korumak görevleri dahilindedir.

Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı A.Ş ise amacı şirket kuruluş tüzüğünde açıklandığı üzere; 

büyüme potansiyeli öngörülen girişimlere finans desteği ile ortak olarak, 

bu girişimlerin ihtiyacı olan ivmeyi yaratıp, büyümelerini sağlamaktır.

Gelelim aklımızdaki deli sorulara;

Simit Sarayı’nın 500 milyon dolar borcu  ve finansal yapısının bozuk olduğu iddia ediliyor.

Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı, batık olduğu iddia edilen bir şirkete neden ortak olur? Bu kuruluş amaçlarına ters değil mi?

Simit Sarayının büyüme potansiyeli olduğuna nasıl karar verildi? Şirketin büyümesine ivme kazandırmak için neden yüzde 51'ine ortak oluyor?

Yüzde 10 yada 20 sine ortak olmak yetmez mi? Yüzde 51'ine ortak olmak demek şirketin yönetimini ele geçirmek demektir. 

Bu oranda hisseye sahip olmak demek, şirkete ivme kazandırmak değil şirketi ele geçirmektir.

Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığının, Simit Sarayının yüzde 51'ni almak için Rekabet Kurumuna müracaat ettiği tarih 12.12.2019 tarihidir.

Zaten kamuoyunun devir işleminden haberdar olması da bu müracaat neticesinde oluyor. 

Rekabet Kurumu 12.12.2019 tarih ve 2019-3-76 dosya numarasıyla bu müracaatı işleme alıyor. 

Sayın Cumhurbaşkanının 18.12.2019 tarihinde yaptığı açıklamada; 

"Genel müdürümüz,'Bir ara gündeme geldi ama böyle bir şeyi şu anda düşünmüyoruz' dedi, diyor. 

Oysa, Simit Sarayının devri için 12 Aralık tarihinde Rekabet Kurmuna müraccat edilmiş. Madem düşünülmüyordu, Rekabet Kurumuna neden müracaat edildi?

Genel Müdür açıkca Sayın Cumhurbaşkanına yalan söylemiştir. Cumhurbaşkanına ve kamuoyuna yalan bilgi veren,

Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı yetkilileri hemen görevden alınmalı, haklarında dava açılmalıdır.

Hem kuruluş amaçlarına ayklırı olarak, piyasalara yüklü borcu olduğu iddia edilen bir şirketi satın almaya teşebbüş etmişler hem de Cumhurbaşkanına yalan söylemişlerdir.

Rekabet Kurumun 12.12.2019 tarihinde sitesinde yer verdiği müracaat işlemi, Cumhurbaşkanı Sayın R.T.Erdoğan'ın 

18.12.2019 tarihli açıklamasından sonra kaldırılmıştır. Sayın Cumhurbaşkanı açıklamasında, "devir işlemini tasvip etmediğini" ifade etmiştir.

Yine gelelim aklımızdaki deli sorulara;

Rekabet Kurumu Simit Sarayının devriyle ilgili başvuruyu sitesinden niye kaldırdı? Başvuruyu red mi etti? Başvuruyu red ettiyse, red işlemini

4054 sayılı Kanun gereğince, Kartelleşme ve tekelleşmenin önüne geçmek için mi yaptı? Başvuruyu red etmediyse neden siteden kaldırdı?

Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı başvurularını geri çektiği için siteden kaldırdılarsa; 

Ziraat Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı başvurusunu neden geri çekti? Devir işleminin hukuksuz olduğunu mu anladılar? Simit Sarayının batık bir işletme olduğunu mu?

Simit Sarayının finansal yapısı düzgün ise devir müracaatlarını neden geri çektiler? Ya satın alma işlemi hatalı yada satın alma işleminden vazgeçme! 

Hangisi olursa olsun ortada hatalı bir durum var. Hata varsa hesap verme de olmalı. 

 

Aklımdaki en deli soru ise; yoksa herkes herşeyi biliyor muydu???

Benim aklıma gelen sorular sizin aklınıza gelmiyor mu? Bir cevabı hak etmiyor muyuz?

Unutmayalım devletin parası yoktur, milletin parası vardır. O'da toplanan vergilerden oluşur. 

Ödediğimiz vergilerimizin nerelere harcandığının hesabını sormak da vatandaşlık hakkımızdır...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Son Yazılar