İYİ PARTİ Kurucular Kurulu Üyesi Abdullah Alagöz'ün...
Abdullah Alagöz

Abdullah Alagöz

İYİ Bir Türkiye İçin

İYİ PARTİ Kurucular Kurulu Üyesi Abdullah Alagöz'ün Kaleminden '' Siz Hiç Güneydoğuya Gittiniz mi ? ''

20 Ağustos 2019 - 10:14

SİZ HİÇ GÜNEYDOĞUYA GİTTİNİZ Mİ?

 

Türkiye’nin Güney doğusunda neler olduğunu Sol aydınlarımız nedense öğrenmek istemiyor sadece salt demokrasi gibi afaki kavramlarla durumu idare etmeye çalışıyor. Sanki Türkiye bir Norveç, İsveç misaliymiş gibi davranıyorlar.

Türk sağının istisnasız bütün ekolleri o bölge hakkında detaylı bir alan araştırması yapmadan afaki konuşmalarla olup bitenleri kategorize ediyorlar.

Sizler, Güney doğuda on yıllardır tıpkı Kuzey Irak ve Suriye’nin kuzeyi gibi bir demografik değişikliğe gidildiğini biliyor musunuz? PKK yıllardır emperyal güçlerin planları doğrultusunda stratejik hamleler yaparak Kars’tan başlamak kaydıyla Iğdır, Ağrı, Muş, Van, Hakkari, Siirt Batman, Diyarbakır coğrafyasında etnik temizliğe giriştiğini biliyor musunuz?

O bölgeye giden Türkiye Cumhuriyeti bürokratlarının, memurlarının sürekli tazyik altında aşağılandığını, görevi başında taciz edildiğini, öldürüldüğünü herhalde duymuşsunuzdur.

PKK’nın bu hamlelerine maalesef AKP iktidarı çanak tuttu. Bu bölgede PKK demografik hamleler yaparken AKP ülkenin diğer bölgelerinde Suriyeli Afganlı, Afrikalı sığınmacılarla demografik değişikliğe gitti. Her iki zihniyetin amacı bu vatanda Türk’ü azınlığa düşürmek oldu.

AKP Türkiye Cumhuriyetinin milli devletine savaş açarak bu günlere geldi Aynı düşmana (!) savaş açan PKK ile ortak düşmanda birleşti.

Hukuku devre dışı bırakan AKP keyfi uygulamalarla ülkenin düzenini kargaşaya dönüştürdü. AKP’nin boyunu aşan ihanet sürecinden sonra Türk devleti AKP’nin tahribatını ihanetini sonlandırma adına 793 vatan evladını şehit vererek adı geçen bölgeden PKK hakimiyetini bitirdi. Ancak tortuları devam etmektedir. Batıda demokrasiyi tesis edemediğimiz gibi o bölgede bırakın demokrasiyi en kutsal hak olan yaşam hakkını dahi tam sağlayabilmiş değiliz.

Her devlet tabii olarak kendi milli refleksini korur. Dünyanın bütün devletlerinin varoluş gayelerinden biridir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kendini koruma refleksini AKP bitirerek kendini korumaya aldı.

Sonuçta teröre kaynaklık eden terörün askerlik ve ikmal merkezine dönüşen etnikçi bir partiye zırh sağlamış oldu. O dönemin bölücü milletvekili  Figen Yüksekdağ;- "Sırtımızı YPJ'ye YPG'ye ve PYD'ye yaslıyoruz" diyordu.

Böylesi bir partiyi hiçbir demokratik ülke içinde barındıramaz. Peki, neden bu parti bir türlü kapatılmıyor? AKP her zaman olduğu gibi ülkenin bekası değil kendi pragmatist çıkarını öne çıkararak hukuku iğfal etmeye devam etti ve devam ediyor.

 

Eğer bu parti kapatılırsa belki CHP listelerinden ya da muarızlarının listesinde girerek iktidardan olacağını düşündüğü için bugün rezaletleri yaşıyoruz. Türk solu da her zaman olduğu gibi bölücüleri ve Marksistleri rahminde büyütme hastalığından hiçbir zaman kurtulmadı ve anlaşılan kurtulamayacakta

Salt demokrasi kaygılarıyla var olan durum devam edebilir mi? Irak’ın Kuzeyinde ABD bir devletçiğini oluşturdu, alt yapısını hazırladı Suriye’nin kuzeyinde de bunu yapma çabasında. Her iki yapının beslendiği alan Türkiye’nin adı geçen bölgesi olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz.

PKK ‘nin en güçlendiği dönem yerel yönetimlere sahip olarak kamu gelirini teröre aktardığını, belediyelerde terörist ve yandaşlarını ikame ettirdiğini bütün güvenlik raporlarında açık seçik belirtilmektedir.

Kolektif bir tarzda hareket eden bu yapıyı eğer Norveç, isveç  normlarını esas alarak bakarsak korkarım bir süre sonra o bölge bizim mi değil mi tartışmalarını yaşamış olacağız.

Bırakın demokrasiyi birey dahi olamamış, Terörist başının KCK tüzüğünde ifade ettiği “ zorun gücünden anlarlar” denilen bir zihni formasyonun olduğu yerden bahsediyoruz.

Sonuç olarak böylesi etnikçi bir partinin kurulması bile imkansız olmalıydı. Burada bir ihanetle baş başayız. İkincisi terörle mücadelenin devam ettiği güneyimizin aynı unsurlar tarafında kuşatılmak istendiği bir süreçte bırakın suç işlesinler ondan sonra bağımsız yargı gereğini yapar demek ne o bölge hakkında bilgi sahibi olduğumuz göstermekte ne de hangi yargı sorularına cevap verebilmemizi sağlar.

Hükumetin baştan itibaren yaptığı ihanet derecesinde uygulamalarının sonucunu yaşamaktayız ancak kimse belediyeleri terörün merkezine dönüştürmeyi de demokrasi gibi saf duygularla açıklayamaz. Bunu söyleyen arkadaşlarımıza bir o bölgeye gidin orada Türk izi silinmekte size ait bir şey bulmakta zorlanacak seviyeye geldiğinize şahit olacaksınız. Orası Bağdat caddesi değil taksim ya da Kızılay meydanı değil beyler.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar