İYİ PARTİ Kurucular Kurulu Üyesi Abdullah Alagöz'ün...
Abdullah Alagöz

Abdullah Alagöz

İYİ Bir Türkiye İçin

İYİ PARTİ Kurucular Kurulu Üyesi Abdullah Alagöz'ün Kaleminden '' Diyanet İşleri Nereye Koşuyor ''

31 Ağustos 2019 - 10:15 - Güncelleme: 31 Ağustos 2019 - 10:17

DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI NEREYE KOŞUYOR?

Dün 30 Ağustos Zafer Bayramı’ydı. Polatlı’ya kadar dayanan düşmanı kanıyla canıyla gövdesini siper ederek kurtaran Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının yani büyük Türk Milletinin böylesi bir günde isimlerinin zikredilerek yad edilmemesi, Camilerde Türk ve Atatürk gibi isimlerin adeta sansürlenmiş olması öfke patlamasının ötesinde bir ihanet zincirinin sistematik uygulamasıydı.

Din kisvesi altında Diyanetin bu ihanet sürdürülemez…

Müslüman kardeşliği maskesi altında başta diyanet olmak üzere ihvancı güruhun yıllardır sürdürdükleri Türk düşmanlığı maalesef bu iktidar ile adeta devlet politikasına dönüştürüldü. Devasa bütçesiyle Camileri, Kuran kursları ile hiçbir denetime tabi olmadan Türk yurdunda Türk’ün temellerini sarsan bir yapı var karşımızda. Öğretilen din; saf -temiz İslam dini değil bedevi Arap milliyetçiliğidir.

Şehitler, gaziler anılır, vatan sevgisi ifade edilir ama o şehitlerin milliyeti o vatanın sahipleri gizli bir el tarafından gizlenerek, sansürlenerek Arap seviciliği öne çıkarılmak istenmektedir. Suriye’den ülkemize getirilen Arapları da bu minvalde değerlendirirsek bu zihniyetin asıl amacını da kavramış oluruz.

Araplar; Arap kültüründe var olan Türk düşmanlığını İslam’dan önceki Türk tarihi dahil olmak üzere, Türklerin İslam’ı seçmesiyle başlayan iktidar mücadelesini din kisvesi altında ve dini Arap milliyetçiliğine evirerek Türk’e hakareti, aşağılamayı dini bir gerek olarak öne çıkarmışlardır. Bizim Arap sevicilerde İslam’ı bu bedevi Türk düşmanı Araplardan ve onların kültür kaynaklarından öğrenerek Türk yurdunda, Türk’ün parasıyla Türk’ün Camisinde Türk düşmanlığı yapmaktadırlar. 

Yıllarca Milli bayramları küfür kabul eden sıkışınca kahramanlarının adını zikretmeden şehitlik ve gazilik olarak kutlayan ama o şehit Türk evlatlarının mensup oldukları Türk milletini hakir gören aidiyetsizlerin, Müslüman Türk’ün Doğu Türkistan’da, Kırım’da, Balkanlarda’ Kerkük’te, dağlık Karabağ’da yaşadığı zulmü hiç lanetlediğini gördünüz mü? Göremezsiniz! Zira onlar Türk’tür. Bu aidiyetsizlerin İslam  kapsamı alanında Türkler yoktur.

Diyanet  görevlileri sanki Türkiye Cumhuriyeti bürokratları memurları değil Ortadoğu’nun ihvan ekolünün Türkiye temsilcilerdir. Kurtuluş savaşını yok sayallar kahramanlarını hain ilan ederler, halifeliği kaldırdığı için kafir ilan ederler. Hatırlayın! Püskülü deli Kadir Türkiye Cumhuriyetine ve kurucusuna söylemediği hakaret, aşağılama küfür kalmadığı halde cenazesini bu ülkenin Cumhurbaşkanı ve Diyanet İşleri Başkan dahil devlet erkanı uğurladı.

1500 yıllı İslam tarihinden Türkleri çıkarın geriye ne kaldığını dahi düşünemeyen bu zihniyet öğretisini Türk düşmanlığı üzerine inşa etmiştir. Camiler Allah’ın evi ama vatandaş bu çarpık zihniyetten dolayı Camilerden ve dinden soğudu. Türkiye’de ateizmin ve deizmin hızla yükselen değerler haline gelmesinin müsebbibi de bu ihvancı çarpık din temsilcilerinden kaynaklanmaktadır.

Malazgirt Savaşının yıl dönümü içinde Türk yok, Çanakkale Savaşları yıldönümü içinde Türk yok, Kurtuluş Savaşı ve Zafer Bayramı içinde Türk yok…

 

Türk’e karşı Arapların kuyruk acılarını biliyoruz da bizim yerli ihvancılara ne oluyor?

Eğer diyanetin bu çarpık öğretisi devam ederse korkarım dışardan bir müdahale ile  değil içerden yıllar sonra Türkleri bulmakta zorlanacağız.

Diyanet bütün öğretisini, Türkleri Arap bedevizmi potasında eritmek üzerine inşa etmiştir.

30 Ağustos’ta Atatürk ve silah arkadaşlarını adlarını zikrederek anmayan bir diyanet bizim diyanetimiz değildir, bizleri temsil etmiyor.

Bu iktidarla bütün sınırların kevgire dönerek bu kadar sığınmacının da alınması Arap bedevizminin bir gereğidir.

İmam Hatip Liseleri dahil olmak üzere İlahiyat fakülteleri ve yaklaşık her 100 öğrenciden 22’sinin orta öğretim okullarda okuyor olması ve aynı öğretiyle şekillenmesi yakın gelecekte Türk milletinin bekasını doğrudan doğruya tehdit eder noktaya getirecektir.

Bu iş popülizmi aşan bir hal almıştır.

Ya adam gibi Türk yurdunda Türk’e ait olduklarını kabul edecekler ya da sevdiklerinin coğrafyasına tabi olacaklardır! Türk yurdunda Türk’e ihaneti bu topraklar kaldıramaz.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar