DEĞİŞİM TABELA DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİLDİR
Abdullah Alagöz

Abdullah Alagöz

İYİ Bir Türkiye İçin

DEĞİŞİM TABELA DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİLDİR

18 Kasım 2018 - 20:03

DEĞİŞİM TABELA DEĞİŞİKLİĞİ DEĞİLDİR

Değişimi efsunlu bir kavram sananlar kadar hedefe ulaşmak için bir araç olarak kullanan zavallılara kadar her çeşit tipolojilerle karşılaşabiliyoruz.

Kimi soğuk savaş döneminin gizli mahfillerinde yaptıkları icraatları siyaset olarak ifade edebilmektedir, kimi sınırlı sayıda insanla koca bir topluluğa hizmet adı altında hücre faaliyetlerine absürt mekanizmalar geliştirebilmektedir.

Oysa değişim zihni bir devrim gerektiriyor. O güne kadar öğrenilenlerin paranteze alınması, yeni bir dil, söyle ve aidiyetle tutum sergilenmesini gerektirmektedir. Gizli mahfilleri ve saiklerini kutsallaştıran zihniyetlerin adı ne olursa olsun değişimi değil mevcut statükonun farklı versiyonlarını ancak temsil edebilirler. Toplumsal değişimin geldiği noktada; şeffaflık, hesap verebilirlik , STK'lar ve istişareye dayalı beyin fırtınaları ancak değişime dinamizm kazandırabilirler. Ama'lı başlayan cümleleri bilin ki statükocuların lafı ağızlarında geveleyerek saçmalıklarına kılıf uydurma dertleridir.

Değişime en büyük engel değişim sürecine sözde destek verip gerçekte ruhen ve bedenen buna hazır olmayıp yetki makamında olanların işi sulandırmasıdır. Tarih boyunca değişimi bir avuç serdengeçti omuzlamıştır. İkbal oyunlarına düşenler, miyop bakışlılar ve satü hayranları atalet halini hep savunagelmişlerdir.

Toplumu bir halden başka bir hale getirme gibi büyük ülkülere ancak bu hastalıkları aşmış idealist insanlar öncülük edebilirler. İleri demokrasiyi getireceğiz diyenlerin değişimci olmadıkları kısa sürede nasıl anlaşıldıysa ve ülkeyi tek kişi diktasına mahküm ettiyse yine diyoruz değişimi ruhen ve beden kabullenmemiş kişilerin getireceği sistem statükonun başka bir versiyonu ancak olabilir. Kimse böylesi bir arkaik zihniyetten bir hikaye beklemesin.

O halde gelin şu ana kadar öğrendiğimiz bütün yalan yanlış bilgi ve tutumları bir kenara bırakarak değişim sürecinin temel parametrelerine uygun bir organizasyonla ileriye doğru hamleci atağımız gerçekleştirelim. Yoksa çamura batan arabanın yerinde patinaj yapması durumuna düşebiliriz. Değişimi tetikleyen çalışmaları, kişileri görmemezlikten gelme, yok sayma değişimin ruhunu bilmemektir.

Oysa değişim kendi içinde devam etmektedir. Bir nehirde iki kez üst üste yıkanamazsın diyen Herakleitos boşuna mı bu gerçeği binlerce yıl önceden ifade ediyor?

Bu yazı 537 defa okunmuştur .

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar