İYİ PARTİ Genel Başkanı Akşener’den Canlı Yayında Önemli...

İYİ PARTİ Genel Başkanı Akşener'den Canlı Yayında Önemli Açıklamalar

31 Ekim 2019 - 22:53

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TV 5 canlı yayınında, ABD ile ilişkiler ve ittifak tartışmalarına ilişkin açıklamalarda bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TV 5 canlı yayınında konuştu.

Suat Toktaş'ın sunduğu Düşünme Vakti adlı programda Türkiye'nin ABD ile ilişkilerini değerlendiren Akşener, Trump'ın seçim süreci ve seçimden sonra ortaya koyduğu tavra dikkat çekerek, "Davranış ve söylemlerine baktığınız zaman, sanki ABD bir paradigma değişikliğine gidiyor gibi algılamamız gerekiyordu. Şimdi Demokles'in kılıcı Trump'ın başında." dedi.

Trump'ın kendi bakış açısını hayata geçirme noktasında kesinlikle başarılı olamayacağını kaydeden Akşener, "Ehlileştirilmiş bir Trump ile karşı karşıya kalmış olacağız demektir." ifadesini kullandı.

Meral Akşener'in açıklamalarından satır başları şöyle:

"Cumhuriyetin dış politikası, sayın Erdoğan ve arkadaşları tarafından eleştirilmeye başlandı.

Osmanlı'dan itibaren dış politikada konulmuş rasyonel bakış açısı dış işlerinde vardı."

TRUMP'IN MEKTUBU

"Liderler arasındaki dostluklar o ülkeye fayda sağlar, ama asıl olan ülkeler arasındaki ilişki biçimidir.

O mektup çok çirkin bir mektuptur. Ona cevap verilemedi.

Kişisel ilişki biçiminde Trump'ın kendi durumu öne geçecektir.

Bizim gibi ülkelerin yöneticileriyle olan ilişki biçimi bu."

BARIŞ PINARI HAREKÂTI

"Biz Refah Yol'da, rahmetli Erbakan Hoca'yla birlikte hükümet ettik. Çok daha farklı saygın ilişkileri, Fas'a kadar, Cezayir'e kadar.

Bu arkadaşlarımız gençtiler, rahmetli Hoca'yı eleştirerek geldiler.

Suriye'de ne oldu. Bir gece öncesi 'Esad kardeşim'di, bir gün sonra 'katil Esed' olmuş.

Gerçekçilikten uzak, 'bir ay içinde oraya gittik' denilecekti.

Bugün Suriye'nin üçte birine PKK/YPG hakim olmuş durumda. Suriye'nin toprak bütünlüğünü iki ülke savunuyor. Biri rejim, diğeri Türkiye. 

Birden bire sınırımızda bir terör koridoruyla karşı karşıya kaldık.

Geç bile kalınmış bir işti ve gidildi. Demin anlatmaya çalıştığım yanlışlıkların Mehmetçik tarafından düzeltildiğini gördük.

Biz bir şey bilmiyoruz. Meclis'teki milletvekilleri de bilmiyor. Bu bir ciddiyetsizlik. ama buna rağmen Türkiye'nin bekası açısından, tüm muhalefet partileri Barış Pınarı Harekâtı'na destek verdi.

Masadan çıkan metinlerin dışında hiçbir şey bilmiyoruz.

ABD ve Rusya YPG'yi terör örgütü olarak tanımlamıyor.

Barış Pınarı Harekâtı yapılmak zorundaydı. Mehmetçik bozulanı toparladı. Masada ne kaybettik bilgimiz yok.

Amerika bütün bu işgalleri, demokrasi adalet hukuk, öyle paketlerdi. Trump onun yerine Amerika'nın çıkarları deyip yürüdü. 

Onların yaptığı paketi biz aldık, âlâyıvala ile kabul ettik.

Esad rejimini güçlendirdi. Rusya ile olan mutabakat metninde çok ilginç bir şey var. Suriye'de asker bulundurma hakkına sahip olan iki ülke var. Biri İran, biri biziz.

Sayın Erdoğan çağırıp bizi bir bilgi vermedi.

Allah Mehmetçiğimizin ayağına taş değdirmesin. Barış Pınarı Harekatı bizim gözümüzde, muhalefetin gözünde geç kalmış bir harekât.

Sayın Erdoğan'ın yerinde olsam 'buyur birader' derdim. Onu yapmamış olması bir nakısadır.

Bizim ekonomimiz o kadar kırılgan ki, bu tür işlere karşı 17 yılda son derece tahkim etmemiz lazımdı.

Bu yaptırımlar olmasa da bizim ekonomimiz çok zor durumdaydı.

Damat bey başka bir pencereden bakıyor. Ekonominin geldiği nokta ortada.

ben sayın Erdoğan'ın yerinde olsam buyurun derdim, araştırın. Demiyor.

Rüzgar üflese kırılgan bir ekonominiz olursa başınız öne düşer.

O mektuba Sayın Erdoğan adına, çünkü sayın Erdoğan, kendisi bunu istemese de hepimizi temsil etmek durumunda. Ben o mektubu, onun şahsında Türk milletinin boynuna geçirilmiş bir kement olarak gördüm.

İncirlik ile Kürecik'i kapatın kardeşim.

Rahmetli Erbakan ile Ecevit'in tutumunu okuyun da bakın.

Devlet ciddiyetinde uzak bir hal dünyayı kaplıyor.

Trump seçimi alamadığını varsayın, bir başkası seçilecek. Fakat kalıcı olan Amerikalıların Türklere olan nefreti. Bu siyasetçilerin başlattığı bir iştir. 

Suriye'nin hem siyasi, hem coğrafi birliğini, dağılmamasını savunuyoruz. Rejimi biz savunuyoruz, nasıl oluyor bu iş? Çelişkiler yumağı."

MİLLET İTTİFAKI

"Sayın Erdoğan şu anda, en büyük odak noktası tekrar nasıl seçileceğim?

Millet İtiifakı 24 Aralık'ta 4 partili bir ittifak modeliydi

Ortak noktalar neydi?

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sisteminin uygulamada iyi şeylere sebep olmayacağını, dolayısıyla hayır kampanyası için çalışmıştık.

İkinci ortak noktamız hukuktu. Görüşlerimiz elbette farklı. 

Ne zilletliğimiz kaldı, ne illetliğimiz kaldı.

Biz o seçim döneminde ittifaktık, işbirliğiydi. Cumhur İttifakı'ndaysa mezara kadar bir koalisyon var.

AK Parti ile MHP'nin tabanı çok farklı. Üst yönetim tabanlara rağmen anlaşmış durumda.

Andımız ile ilgili, T.C.'nin kullanımıyla ilgili araştırma önergeleri verdik. MHP buna çekimser kaldı. Mezara kadar sırf duygusal. Bizimki öyle değil.

31 Mart'ta ortaya çıkacak sonucu biz çalıştık. Eylül ayından itibaren bütün kurullarımız çalıştı.

Sayın İmamoğlu'nun kampanyası tamamen kendisinindir. Ama 31 Mart'a bireysel olarak inanılmaz çalıştım.

BAŞKANLIK SİSTEMİ

Sayın Erdoğan'ın başından beri başkanlık işini istediğini biliyoruz. Bir gün gene bir sabah uyandık. Sayın Bahçeli onun adını koydu. Buradaki işin sayın Erdoğan tarafından istendiğine inanıyorum.

O kadar çok insan görüyorum ki ben televizyonlarda, beş kitap okumamış. Korkunç.

Bir yıldır herkese yazık. 

Türkiye'nin iyileştirilmiş, güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönmesi gerekiyor."

23 HAZİRAN-31 MART SEÇİMLERİ

"Ben sayın Erdoğan'ın şapkayı önüne koyup bir ders çıkarmasını beklerdim.

Bir kişi düşünün her şeyden sorumlu. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bu. Meclis'in hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Milletvekillerinin de öyle.

Bugün birinin kafasına taş düşse sayın Erdoğan'dan biliniyor. Sayın Erdoğan'ın da nefes almaya ihtiyacı var. hele sayın Davutoğlu ve Babacan'ın kuracağı partilerden sonra seçilemeyecek.

Sayın Erdoğan'ın uzmanlık alanı seçim kazanmak. Seçilebilmek için pek çok yola başvurmak durumunda.

Cumhuriyeti kutladık. 29 Ekim'in 96. yıl dönümünde. Cumhuriyet milli iradenin hayata geçirildiği bir sistem. Milli irade sadece seçim değil.

Her şeyi bir kenara koyun da, bir kişinin bile adeletsizlikle karşılaşması, bugün tek kişi, ruz-i mahşerde hesabı nasıl verilecek.

Yargıyla yürütmenin bu şekilde iç içe geçtiği böyle bir sistemin sürdürülebilir olmadığını, bir bilim insanı ve 25 yıllık bir siyasetçi olarak söylüyorum.

Sayın Erdoğan başkanlığı aldı. Arzu ettiği oydu. Çünkü herkes ona başkan demeye başladı. O, onu aldı. Sayın Bahçeli de sandalyeyi kurtardı. 

Milli Görüş geleneğinden gelen kitle AKP'den soğuyor.

Birleşik kaplar gibi bir sistem doğdu.

24 Haziran'daki seçimlerde İYİ Parti'nin kimlerden oluştuğuna baktık biz. Yüzde 7.1'i, kendini milliyetçi olarak tanımlayan kişiler. Yüzde 1.3'ü son iki seçimde CHP'ye, 1.5'i de son iki seçimde AK Parti'ye oy vermiş.

Rahmetli Demirel'in çırağıyım.

800 bin seçmenin sahibi yok. Yapılan yanlışlıklara itiraz eden bir seçmen.

O İstanbullunun zaferi.

Erdoğan'ın 31 Mart akşamı yaptığı konuşmadan umutlanmıştım. Ama 6 Mayıs'ta o mazbatanın iptalini, çıldırdı bunlar dedim. Ben sayın Erdoğan'ı iyi tanırım. O da ben iyi tanır. Bunu yapmaz demiştim.

Biz uzlaştırıcı, yani bu kutuplaştırma dilinden 

Müşterekler üzerinden konuşmak yerine, farklılıklar üzerinden konuşulan bir dil hakim. Özellikle 2008'den beri.

Siyasi olarak duruşu ve söylemi en net siyasi partiyiz. Kurumsal olarak kendimizi milliyetçi olarak tanımlıyoruz.

Bugünkü sistem Başkanlık sistemi falan değil. Güney Amerika'daki otokrat sistem. Buradan yola çıkarak bu parlamenter sisteme dönüşle ilgili, hatta ben sayın Hayati Yazıcı üzerinden, sayın Kılıçdaroğlu'nun da huzurunda, dedim ki bir çalışmamız var, siz kendiniz iletin. İtirazlarımız sürüyor.

Bu sistemin değişmesi gerekiyor. Hepimizin hayrınadır. Ekonominin patronu güven. Güven neden yok?

Bütün olumsuzlukların sorumlusu şu an itibariyle sayın Erdoğan."

FETÖ İDDİALARI

"Bakın çok basit, bana FETÖ'cülükle ilgili bir soruşturma açıldı. 31 Mart'a giderken Erdoğan bana çok kızdı. 'Seni tutuklatacağım' dedi. 'Kaçacak deliğiniz yok' dedi.

Ama ben birey olarak söyleyeyim, bunun sorumlusu Erdoğan. Bunlar sistem bozuklukları.

31 Mart'tan sonra oldu. 15 Temmuz'dan sonra açmışlar. Sayın Bahçeli Erdoğan'a gitti, 'şu hanımefendiyi tutuklayın FETÖ'nün projesi' dedi. Sayın Bahçeli bizatihi söyledi.

Bütün HTS kayıtlarım falan incelenmiş. takipsizlik kararım verilmemiş, rafa kalkmış. Ben de canım sıkıldıkça dilekçe veriyorum, ifademi alın diye. Türkiye'de FETÖ ile mücadelede ciddiyetsizlik olduğu düşünülüyor. Zenginin kurtulduğu, çaycının çorbacının tutuklandığı durumlar.

Millet İttifakı'nın seçmen üzerinde etkisi olduğunu belirten Akşener, "Hepimizin Türkiye'ye ait çözüm önerileri var. bununla da gurur duyuyoruz." dedi.

Demokrasi adalet ve hukuk, bizim olmazsa olmazlarımız. Türkiye'nin milli birliği, Anayasa'nın ilk dört maddesi konusunda sorunu olmayan, kimsenin gömleğini çıkarmadan üzerine İYİ Parti ceketini giydiği bir partiyiz."

 

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Okuyup anlamadan bize cevap verdiğini zannetmiş
Okuyup anlamadan bize cevap verdiğini zannetmiş
'' Bügün Anlaşılıyorki Akp Hükümeti EYT'lilere Çözüm Olmayacak ''
'' Bügün Anlaşılıyorki Akp Hükümeti EYT'lilere Çözüm...